Aylık Arşiv:: Nisan 2015

Wild – Yaban (2014)

(+19)
  Sanırım ben başını alıp uzaklara giden insanların hikayelerini izlemeyi seviyorum. Wild, bu yılın Oscar ödüllerinde En iyi kadın oyuncu dalında başrol Reese Witherspoon ile aday bir filmdi.  İzlemeye değer mi bilemediğimden hep ertelemiştim ama böyle yaptığıma üzüldüm çünkü gerçekten başarılı bir film olmuş. Annesinin kaybını bir türlü kabullenemeyen, evli olmasına rağmen düzenli bir hayata sahip...

Just Like a Woman – Tıpkı Bir Kadın Gibi (2012)

(+2)
Imdb puanı oldukça düşük olmasına rağmen Just Like a Woman filmini ben çok sevdim. Şans eseri tv’de denk gelip izlemiştim çok da iyi yapmışım :) Bir takım sebeplerden dolayı her şeyi arkalarında bırakıp gitmeye karar veren 2 kadının hikayesi anlatılıyor filmde. Mona görücü usulü ile evlenmiş ve yıllardır çocuk sahibi olamadığı için kayınvalidesinin psikolojik şiddetine...

Pleasantville – Yaşamın Renkleri (1998)

(+13)
  Konusunu hep duyduğum ve merak ettiğim ama bir türlü izleme fırsatı bulamadığım bir filmdi Pleasantville. İsminin Türkçe çevirisi beni dehşete düşürse de o konuya çok değinmeyeceğim ama “Güzel Köy” falan deselermiş daha iyi olabilirmiş :) Her neyse, izlemesi inanılmaz keyifli çok tatlı 2 saat geçirmenizi sağlayacak olan filmin başrollerinde Reese Witherspoon ve Tobey Maguire...

Sons of Anarchy – Dizi Tavsiyesi

(+46)
  Film önerileriyle beraber artık dizi önerilerine de ağırlık vermeye başlıyorum. Yabancı dizi dendiğinde akla ilk gelen Prison Break, Lost, Breaking Bad gibi dizilerden farklı isimler söylemeye çalışıcam sizlere. Sons of Anarchy Amerika’ da çok ses getirmiş fazlasıyla beğenilen bir dizi olmasına rağmen Türkiye’ de bir adım geride kalmış çok fazla izlenilen bir dizi olamadı....

Apokalipto (2007)

(+173)
Bu filmle ilgili olarak ilk bahsetmek istediğim şey yönetmen koltuğunda oturan Mel Gibson olacak. Yönetmenliğini üstlendiği 4. film olan Apokalipto, bende izlediğim bir çok filmden farklı bir tat bıraktı. Bunun en belirgin sebepleri büyük bir ilgi duyulmasına rağmen haklarında pek fazla şey bilmediğimiz Mayalarla ilgili bir film olması ve bu filmi bize olabilecek en gerçekçi...

The Number 23 – 23 Numara (2007)

(+115)
Jim Carrey’ i defalarca komedi filminde izledim, romantik filmlere de yakıştığını düşünüyorum. Ama bu tarz bir filmde nasıl olacağını ilk izlediğimde çok merak ediyordum. Beklediğimin çok üstünde bir performans gösterdi hatta tarzı hep böyle filmler mi olmalı diye düşündüm. O kadar komedi filminden sonra Jim Carrey’ de bu filmde ayrı birşey görmüş olmalı ki oynadı....

Frozen- Karlar Ülkesi (2013)

(+59)
  Animasyonlar sadece çocuklar için değildir. Hepimizin içinde çizgi filmlere, animasyon filmlere bayılan bir çocuk hala olmalı. Frozen da bu çocuğa tam anlamıyla hitap edecek bir film. Disney’ın ilk “prenses olmak için prense gerek yoktur” temalı film, 2 kız kardeşin hem komik hem duygusal hikayesini anlatıyor. Filmin Frozen adlı şarkısının geçtiğimiz yıl en iyi şarkı Oscar’ını...

Total Recall – Gerçeğe Çağrı (2012)

(+71)
Filmimiz 21. yüzyılın sonlarında geçmektedir. Teknolojinin artık farklı bir boyuta taşındığı bu dönemde Recall isimli bir şirket insanların hayallerini gerçek anılara dönüştüren bir sistem icat etmişlerdir. Bu makine sayesinde hayallerini yaşayabilen insanlar için dünya farklı bir hal almaya başlamıştır. Filmin odak noktası da güzel bir karısı olan fabrikada işçi olarak çalışan Douglas Quaid’ tir. Douglas...

500 Days of Summer – Aşkın 500 Günü (2009)

(+21)
“Bu bir aşk filmi değildir” Çıktığı zaman filmin sloganı buydu. Aşk filmi mi değil mi tartışılır ama iflah olmaz bir romantik de olsanız beton gibi duygusuz da olsanız sizi etkileyeceğine inandığım bir film. Bittiğinde bende bıraktığı his nefretti bu filmin, siz ne hissedersiniz bilmem. Dünya tatlısı Joseph Gordon-Levitt ve şirinliğinden artık sıkılmaya başladığım Zooey Deschanel...

Fast and Furious 7 – Hızlı ve Öfkeli 7 (2015)

(+120)
  Yılın en hüzünlü filmlerinden Hızlı ve Öfkeli serisinin 7. filmi vizyonda. Bir önceki filmin sonunu hatırlayanlar devam filminde nelerin olacağını az çok tahmin ediyorlardır. Kötü adam olarak filme giren Jason Statham ekibimizi baya yoruyor bu filmde. Paul Walker’ın gözüktüğü her sahnede duygulandığımdan aksiyon filmi olmasına rağmen benim için duygusal film havasında geçti desem yeridir....